Bir Hurdacının Hayatı

An_Episode_in_the_Life_of_an_Iron_Picker-184029877-large

Bir Hurdacının Hayatı, son zamanlarda seyrettiğim en güzel, en samimi filmlerden biri oldu. Yönetmen Danis Tanovic, amatör oyunculara yer vermiş bu filminde. Başrolde aslında kendisini oynayan Nazif Mujic, Berlin’de en iyi erkek oyuncu ödülünü almıştı. Bir “Bisiklet Hırsızları” durumu var yani.

Film adından da anlaşılacağı gibi, hurdacı Nazif’in hayatından bir kesit sunuyor. Ben yalnız Nazif Mujic’e neden bu ödülün verildiğini pek anlayamadım. Bir döngünün tam ortasında yer alıyor, çıkış yolu olmayan bir karakter. Ailesini topladığı hurdalarla geçindirmeye çalışıyor ve küçücük bir evde dört kişi yaşamak için uğraşıyor. Filmde ayrıca Nazif’in çocukları da rol alıyor.

an_episode_in_the_life_of_an_iron_picker

Karısı düşük yapınca, hastaneye gitmeleri gerekiyor tabii. Sigorta kartları bile olmadığı için birçok kez geri gönderiliyorlar ve defalarca kararmış fabrika dünyasının önünden geçmeleri gerekiyor. Çaresiz bir şekilde hastaneye gidip geliyorlar. Nazif ve eşi, on gün boyunca dünyanın acımasızlığına maruz kalıyor ve biz paranın gücüne bir kez daha tanıklık ediyoruz.

Film, bu zorlu hayatı hiç yorum yapmadan anlatıyor bize. Bundan önce izlediğim Çocuk Pozu da bu tarz bir filmdi. Sadece olayı aktarmayı hedefleyen.

Cedomir+Kolar+Episode+Life+Iron+Picker+Photocall+qXWa3F8ciwml

Nazif’in iki kızı da hikayeye ayrı bir renk katmış. Bu iki küçük kız, annelerinin durumundan bihaber oraya buraya sataşıyorlar film boyunca. Aslında Nazif ve Senada’nın da bu iki küçük kızdan farkları yok. Onlar da kendi dünyalarında yaşayan karakterler. Dünyaya karşı kayıtsızlar, dışarıda ne olup bittiğiyle ilgili bir düşünceleri yok. Kendi kabuklarından pek çıkmıyorlar. Nazif’in hurda almaya gittiği bir sahne var mesela, orada onun peşinden gelen köpekle hiç ilgilenmiyor. Biraz romantik olacak belki ama onun ilgisini bekleyen köpeği görmezden geliyor. Belki de yönetmen bize, onların farklı boyutlarda olsalar da aynı durumda olduğunu söylemek istiyor.

images (28)

Film ayrıca Berlin’de Jüri Büyük Ödülünü de almış. Bu ödülü belki anlayabilirim ama Nazif Mujic’in ödülünü gerçekten anlayamadım. Sonuç olarak, çok samimi bir film ortaya çıkarmış yönetmen. Amatör oyuncuların kullanılması, hatta bu oyuncuların kendi hayatlarını oynamaları filmin çok yararına olmuş. Yönetmen dünyanın büyük bir kısmında kanayan bir yara olan sağlık politikalarını, çok gerçekçi  ve vurucu bir şekilde perdeye taşımış.

M. Berkay Sülek

Görseller:

http://www.hollywoodreporter.com

http://www.monsterandcritics.com

http://www.filmafilia.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s