Jacques Louis David

427px-David_Self_PortraitJacques-Louis David (30 Ağustos 1748 – 29 Aralık 1825), Neoklasik tarzı tasarımlarıyla tanınan, sanat tarihinin en önemli ressamlarından biriydi. 1780’lerde, tarihsel resimleriyle Rokoko tarzını klasik bir tatla kullandı.
Arkadaşı Maximilien de Robespierre ile Fransız Devrimi’nin aktif bir destekçesi olan David, Fransız Cumhuriyeti’nin aktif bir sanat diktatörüydü. Robespierre’in devrilmesi üzerine hapse giren David, Napolyon döneminde İmparatorluk tarzını kullanmış ve Venedik renklerine önem vermiştir. Oldukça fazla hayranı vardı ve Fransız sanatının 19. yüzyıldaki temsilcisi olmuştu. “Le Sacre de Napoléon ve Sokrates’in Ölümü” önemli eserlerindendir.

Jacques Louis David’in aslında trajik de bir hayatı olmuş. 7 yaşındayken, demirci olan babası öldürülmüş. Bunun sonucunda, amcasının yanına taşınmak zorunda kalmış. Daha sonraları bir kılıç dövüşü sırasında yaralanmış, dudağında bir yarık meydana gelmiş ve bu yarayı hayatı boyunca taşımış. David aynı  zamanda akıcı bir şekilde konuşamıyormuş.

Jacques Louis David hakkında, “her devrin adamı” diyebilirsiniz ama bence ülkesini seven bir adammış. Ülkesi için doğru olduğunu düşündüğü şeyleri savunmuş. Devrim sırasında Robespierre’in, daha sonra da Napeleon’un yanında yer almış ki Napeloen’un at üstündeki tablosunu hepimiz biliriz.

dav_marat

Benim en sevdiğim tablosu “Marat’ın Ölümü”dür. Bu tabloda, nedense beni cezbeden bir şey var, benim gördüğüm en etkili resimlerden biri. Marat, devrim sonrası terör döneminin en önemli isimlerinden biri. Bu tabloyu Marat’a karşı olan bir köylü kızın onu bıçaklamasından sonra yapmış. Marat’ı bir aziz statüsüne ulaştırmaya çalışmış Louis David. Onu gerçekten bir aziz olarak görmüş. David, Fransız Devrimi’nin ateşli bir savunucusuymuş. Ondan da aksi beklenemezdi zaten. Robespierre ve Jakobenleri, Hristiyanlığa ve İsa’ya karşı oldukları için onlara yeni bir aziz gerekiyordu tabii. David, Marat’a acımamız için, bir detayı değiştirmiş. Marat’ın elinde, oğlunu kaybeden bir annenin mektubu bulunmakta. Buna, ilk görsel manipülasyonlardan biri diyebiliriz.

Her şeye rağmen, bu resim beni her zaman çok etkiler. Aslında nasıl biri olduğunu bilmemize rağmen, ölüme en beklenmedik anda yakalanan bu adam için acı duyarım. Louis David bu tabloda hep cansız renkler kullanmış, siyah ve koyu yeşil gibi. Bir kolunun dışarı doğru sarktığını görüyoruz. Sanki hayata bir elle tutunmak isteyen biri gibi. Bir diğer elinde ise kalemini görüyoruz, insanları için çalışan Marat’ı. Vücut duruşu bile insanı duygulandırıyor. Neredeyse İsa’nın çarmıha gerilmiş hali kadar acıklı. David, büyük ihtimalle de bunu uygulamaya çalışmış.

Jacques-Louis_David_Oath_of_the_Horatii_1784-85

Benim anladığım kadarıyla bazı insanlar David’i, yaptığı seçimler ve yanında olduğu insanlar nedeniyle sevmiyorlar. Ben David iyi bir insan mıydı değil miydi bilmiyorum ama iyi bir ressam olduğuna inanıyorum. Çünkü, bugün dünyadaki birçok insanın kafasında yer etmiş olan eserler ortaya çıkarmış bir sanatçı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s