Yönetmen ve Sahne-Edward Braun

yonetmen-ve-sahne-1

Edward Braun’un kitabı, gördüğüm anda dikkatimi çekti. Kitap, yönetmenin tiyatroda nasıl geliştiğini ortaya koymaya çalışıyor ve bunu yaparken de birçok topluluk ile yönetmenden bahsediyor. Meiningen Tiyatrosu ve Theatre Libre kitapta yer tutan topluluklardan sadece birkaçı.

Benim ilgimi çeken topluluk Meiningen Tiyatrosu oldu. “Devletin tiyatrosu olur mu?” diyenlere de bu güzelim örneği verebiliriz.

Meiningen Tiyatrosu’nun kurulmasında, o dönem gerçekleşen Prusya-Avusturya Savaşı’nın önemli bir yer tuttuğunu öğreniyoruz. Saxe Meiningen, Prusya tarafından ele geçirilince Dük 2. George  babasının yerine tahta geçirilir. O da zaten Prusya’nın egemenliğini tanımaya dünden razı olduğu için, aralarında pek fazla sorun çıkmaz. Dük George ülke işleriyle uğraşmak yerine kendini tiyatroya ve sanata adar.

Dük, Meiningen Tiyatrosu’nu kurduktan sonra sanat yönetmenliği görevlerine Ellen Franz ve Ludwig Chronegk’i, yani bu sanatın uzmanlarını getirir. Özellikle buraya dikkat çekmek isterim.

scene_meiningen_players

Edward Braun kitabında, George’un tarihsel kesinliğe ne kadar bağlı olduğunu özellikle vurguluyor ve bu, zamanla Meiningen Tiyatrosu’nun en önemli özelliklerinden biri haline geliyor.

”Julius Ceasar, Meiningen topluluğunun repertuvarına ilk 1867’de girdi. Dük George’un tarihsel kesinliğe duyduğu ilginin göz alıcı bir örneğiydi. Tasarımlar, Roma’daki Eski Anıtlar ve Arkeolojik Araştırmalar Müdürü Visconti’nin hazırladığı çizimlere dayanmaktaydı. Roms Forumu’ndan günümüze kalan tarihsel sahnenin yanı sıra; heykellerde, zırhlarda, silahlarda, içecek kaplarında ve geri kalan  her şeyde de Roma’daki örnekler esas alınmıştı.”

Braun,  Dük George’un etkilerinin, Antoine ve Stanislavski gibi yönetmenler üzerinde görülebileceği gibi, Otto Brahm’ın 1889’da açtığı Freie Bühne’de de görüldüğünü belirtiyor.

”Dükün yerleştirdiği hayati ilke şu oldu: Tiyatronun ana işlevi, eylemin hareketini, durdurulamaz gidişatını resmetmektir. Bu yolda kullanılan hakim yöntemi göz önüne almazsak, sadece malumu ilanla kalırız ki o da şudur: Konuşmaların arasına oyuncuların yer değiştirmelerini sağlamak için az çok keyfi olarak tasarlanmış hareketler yerleştirilmesi ya da  tarihsel olayları birbirinden ayırmak üzere tumturaklı perde araları verilmesi”

Dük George her ne kadar tarihsel kesinlik sorunlarıyla uğraşsa da, sahnedeki resmin ifade gücünü anlamaya ve iç gerilimi artırmak için çeşitli unsurlar eklemeye  başlamış.

George, tiyatro sanatını derinden etkilemiş bir isim. Henrik Ibsen’i ilk keşfedenlerden biri de yine o olmuş. Meiningen’in belki de en önemli özelliği ise, sahne yönetmenlerine daha önce görülmemiş sorumluluklar vermesiymiş. Dük George’un, bu anlamda tiyatroda yeni bir türün ilk örneği olarak nitelendirilebileceğini söylüyor Braun.

Edward Braun’un kitabı, tiyatroya meraklı herkes için çok önemli ve arada sırada göz atmak isteyeceği bir kaynak olmuş. İlk kez 1982’de basılan bu kitap, Braun’un tiyatro ve reji uygulamaları hakkında görüşlerinin en incelikli dökümü olarak görülüyor.

393px-GeorgIISaxe

Mehmet Berkay Sülek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s