Oda ve Adam

oda ve adam

Moda Sahnesi Anadolu yakasının çok önemli bir ihtiyacını karşılıyor. Avrupa yakasına göre buradaki tiyatro sayısı oldukça az. Bununla birlikte  Moda Sahnesi’nin başka tiyatro gruplarına da yer vermeleri oldukça sevindirici. Bir ara bütün sezon sadece iki oyun sahneleyeceklerini düşünüp korkmuştum açıkçası. 2012’de 18.Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde seyirci ve eleştirmenler tarafından büyük beğeniyle karşılanan ve festivalin en güçlü oyunları arasında gösterilen ve “Oda ve Adam”ın Moda Sahnesi’ne geldiğini duyunca kaçırmadım tabii.

oda ve adam1

Her şeyden önce oyuncular Engin Hepileri ve Nergis Öztürk’e ayrı bir yer açmak gerekiyor. Böylesine zor bir oyunda çok iyi bir iş çıkarmışlar. Tek perdelik olan oyun alışık olduğumuz bir akış izlemiyor. Oyunda birbirlerinden ayrıldığını düşünmemiz istenen  bir çift var. Onların kendi ağızlarından, tanıştıkları ve ayrıldıkları zaman anlatılıyor.  Hepileri ve Öztürk sahnede aynı anda bulunuyorlar.  Bu bence ilk başta biraz kafa karışıklığı yaratabilecek olsa da aynı hikayeyi, farklı açılardan anlamamıza yardımcı oluyor.  Oda ve Adam’ın oyun sonrası yapılan söyleşisinde, tahmin edebileceğimiz gibi oyunun çok anlaşılamadığını ya da soru işaretleri kaldığını gördüm. Herkesin kendi yorumunu yapmasına çok elverişli bir oyun. Engin Hepileri’nin dediği gibi biraz da zorlayıcı.

Şimdi geleyim kendi yorumuma. Oyunda kadın-erkek ilişkisi göz önüne alınmış. Onların yaşamayı arzuladıkları, hayal ettikleri, kavgaları, şüpheleri etkileyici bir oyunculukla sahnede canlanıyor. Bunda sahneye yerleştirilen kameraların önemi büyük. Oyunun bir bölümünde seyirciler, kendilerini izleyebiliyorlar. Aynı şekilde oyunun bazı bölümlerinde Hepileri’nin oyunculuğunun perdeye yansıtılması gibi. Bunun dışında koltukların arasına yerleştirilen tahta koltuk, oyunun sonlarına doğru Öztürk tarafından sahneye taşınıyor. Bu da  sahnede olan, aslında sizsiniz duygusunu güçlendiriyor.

475939_454022228014866_614968661_o

Ben “Oda ve Adam”ı ve zaten kendini kanıtlamış Hepileri ve Öztürk’ü çok başarılı buldum. Oyundan sonra yapılan söyleşide, oyunun aslında daha uzun olduğu ama seyrettiğimiz gibi kesmeyi daha doğru bulduklarını söylediler. Bence bu konuda kısmen haklılar da. 60 dakikalık oyunun, insanların kafalarını nasıl karıştırdığını görünce (ben dahil), daha uzun bir versiyonun sonuçlarının nasıl olacağını merak ediyorum.  Ben yine de uzun versiyonu görmeyi tercih edeceğimi söylemeliyim.  “Oda ve Adam”ı, kendisini biraz zorlamak isteyen tüm tiyatroseverlere tavsiye ederim. Oyundan sonra yapılan keyifli söyleşi de cabası.

Mehmet Berkay Sülek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s