Dönüş-Mehmet Berkay Sülek

return3

Bu film kalbimde ayrı bir yeri olan ve yıllar geçse de zaman zaman aklıma gelerek beni meşgul eden bir filmdir.  Bu güzel filmi, yıllar sonra zaman bulup tekrar izleyebildim. Tek üzüntüm, yönetmen Zvyagintsev’in çok az filminin olması. Yönetmenin ikinci filmi “Sürgün”ü de en kısa zamanda yeniden izleyeceğim.

Düşük bütçesine rağmen  büyük bir başarı elde eden film, 2003 yılında Venedik Film Festivali’nde “Altın Ayı”yla beraber, toplam beş ödül kazandı ve Rus sinemasını tekrar yükselterek sayısı milyonlara ulaşan seyirciyi sinemalara çekti. Zvyagintsev, Tarkovskiy’nin tahtının yeni varisi olarak kabul ediliyor. “The Return”, iki erkek kardeşin on yıl sonra birden ortaya çıkan babaları ile geçirdikleri kısa bir yolculuğu anlatıyor.

Filmin başında bizim önemini daha sonra kavrayacağımız bir sandal ve bir kuleden atlayan küçük çocukları görüyoruz. Burada filmin ana kahramanları Andrey ve Ivan’la tanışıyoruz. Bu yüksek kuleden ikisi de atlamak zorundalar, yoksa diğer çocuklar tarafından ödlek olarak adlandırılacaklar. Kardeşlerden büyük olan, grubun baskısına dayanamıyor ve kuleden atlıyor. Küçük Ivan ise kuleden atlamakta oldukça tereddüt ediyor. Bu kısımda filmin ilk defa irdelediği en önemli meseleyi görüyoruz. Kule, filmde gördüğümüz en önemli sembollerden biri bence. Ivan arkadaşları tarafından arkada bırakılıyor. Bütün gün kulede tek başına bekliyor ve sonunda annesi  onu kuleden almak zorunda kalıyor. Annesine kimseye söylememesi için yalvarıyor. Ertesi gün, Ivan’ı arkadaşlarıyla buluşmaya giderken görüyoruz ve bütün çocuklar tarafından çoktan dışlanmış olduğunu anlıyoruz. Abisi tarafından ispiyonlanmış  bir kardeş. Ivan bu durumu fark edince Andrey’i kovalamaya başlıyor haliyle. Birlikte evlerine kadar koşuyorlar.  Ama eve vardıklarında bir sessizliğin hakim olduğunu fark ediyoruz. İki kardeş daha evlerine gelirken, evin görünümünden bir şeylerin ters olduğunu anlıyoruz ve babalarının eve  geri döndüğünü öğreniyoruz.  İki kardeş bu duruma oldukça şaşırıyorlar. Babalarının nasıl biri olduğunu görmek için yatak odasına gidiyorlar. Babalarından çok etkilenmiş olduklarını görüyoruz.  Özellikle Andrey babasına hemen ısınmış gözüküyor. İki kardeş koşar adımlarla evin tavan arasına koşuyorlar ve arasında, yıllar önce babalarıyla çektirdikleri bir fotoğrafı aradıkları dini hikayeler içerdiğini anladığımız bir kitabın sayfalarını çeviriyorlar. Bence fotoğrafın burada bulunması oldukça anlamlı. Filmin ele almaya çalıştığı erkeklik ile doğrudan bir bağlantısı var.  Sonuçta kutsal kitaplar, erkeklerle dolup taşmaz mı? Bütün peygamberler erkektir. “Tanrı” dendiğinde, bizim aklımıza hemen heybetli bir erkek resmi gelir.  Erkek kendini “Tanrı”yla özdeşleştirmiştir belki de. “Tanrı” nasıl toplumlar büyüdükçe herkesi gözetleyecek, koruyacak bir varlık olması gerektiği ihtiyacından ortaya çıkmışsa, ailenin en büyüğü olan erkekler de bütün ailenin ihtiyacını karşılama, onları koruma, kollama gibi iç güdülerle doludurlar.  Erkek egemen bir toplum olmamızda en büyük etken dini kitaplar ya da onların yanlış yorumlanmasıdır.  Meryem de “Tanrı” tarafından İsa’yı doğurması için seçilmiştir. Van Eyck Gabriel’in Meryem’e bu mesajı ilettiği tabloya bakarsak, Gabriel’in bacağının Meryem’e doğru uzandığını görürüz. Belki de bu durumu kabulenmesi içindir.  Bu erkek egemen dünyaya mitolojiden de güzel örnekler verebiliriz. Mesela Medusa’nın hikayesine bakacak olursak, Poseidon tarafından taciz edilmesine rağmen cezalandırılan yine Medusa olmuştur.  Tabii bu noktada Medusa diye anılmaz. Biz yine de konumuzu çok dağıtmayalım.

1024px-Annunciation_-_Virgin_and_Angel_-_Jan_van_Eyck_-_1434_-_NG_Wash_DC

Bir sonraki sahnede bütün ailenin bir masa etrafında oturduğunu görürüz. Baba masanın ortasına geçmiş, kadınların pişirdiği yemekleri pay etmektedir. Masada bulunan anne ve büyükannenin bu durumu hemen kabullendiğini farkederiz. Çocuklar ise babalarını hayranlıkla izlemektedir. Ivan, babasına karşı biraz daha çekimser durur. Baba hemen iki oğluna da içki ikram etmeyi ihmal etmez. Onları istediği gibi yönlendirebilecektir. Çocuklar babalarıyla birlikte bir yolculuğa çıkacaklarını öğrenirler. Ivan bu duruma ilk başta pek sevinmez ama yapacak başka bir şey yoktur.  Baba ve oğullar, sözü edilen yolculuğa çıkarlar. Arabada geçen ilk sahneler bence oldukça önemli,  Andrey hemen uykuya dalarken Ivan etrafını izlemektedir. Belki de babasından şüphe duymaktadır. Kimin kendisine dayatılan rolü sorgulayacağı oldukça açıktır. Andrey, kendisine biçilen rolü çoktan üstlenmiştir. Ayrıca filmdeki gerilimin kimlerin arasında olacağını anlayabilmek için de önemli bir sahnedir.  Yönetmen, babanın etrafında bir gizem bulutu yaratır.  Babanın ne nereden geldiği, ne de ne yaptığı bellidir. Ona bir isim bile vermez. Bu da yönetmenin onu sadece bir figür olarak gördüğünün işaretidir. Film boyunca sadece “baba”dır. Neden evden uzak kaldığı, çocukları ve karısı ile arasına niçin bir çizgi çektiği bilinmeyen baba karakterinin bu yönüyle ve film boyunca yaptığı esrarengiz hareketleri neden yaptığıyla ilgilenmez yönetmen ve cevapları seyirciye bırakır.

Yolculukları sırasında yemek yemek için, çok da zengin olmadığını anladığımız bir kasabada dururlar.  Baba Andrey’i bir yer bulması için gönderirir. Ivan ve baba arabada yalnız kalırlar.  Andrey saatlerce geri gelmez. Baba Andrey’i aramaya karar verir. Sonunda bulurlar da… Baba bu gecikmeye çok sinirlenir ama bu durum üstelenmez.  Daha sonra, üçünü bir restoranda otururken görürüz. Baba onlara nasıl sipariş verileceğini ve hesap ödeneceğini öğretir. Yemekten sonra çocuklara dışarıda beklemelerini söyler. Bu sırada telefonla konuşmakta olduğunu görürüz. Ivan ve Andrey, sokakta safça cüzdanı ellerinde tutmakta, baba da onları izlemektedir. Çocukların yanına, çok da iyi olmadıklarını anladığımız iki çocuk gelir. Andrey’i ve Ivan’ı hırpalarlar. Baba  ise sadece izlemekle yetinir. Neden kaçanları yakalayamadıklarını sorar. Onlardan birer erkek olmalarını beklemektedir.  Baba arabasıyla kaçan çocukları yakalamaya gider. Sonunda bir çocukla geri döner. Hep birlikte tenha bir sokağa girerler. Babaları onlardan bu serseri çocuğa bir yumruk atmalarını ister. Ama ikisi de bunu yapamaz. Baba sonunda bu serseriyi serbest bırakmak zorunda kalır. Ama hayal kırıklığına uğramıştır. Baba onlara bir işinin çıktığını, onların eve dönmesi gerektiğini söyler. Bunu gelen telefon konuşmasından dolayı mı yoksa, başka bir nedenle mi yaptığını anlayamayız. Çocular tam ayrılacakken onları tekrar yanına çağırır. Andrey bu duruma çok sevinse de Ivan’ın mutsuzluğu yüzünden okunur.  Birlikte tekrar yol alırlar. Bir balıkhanede mola verirler. Olabildiğince erkeksi bir yerde yani. Anneleri ve büyükanneleri tarafından büyütülen bu iki küçük çocuk için, bu bambaşka bir dünyadır. Baba limanda birinden bir şey alır. Bunun ne olduğunu göremeyiz.  Bu bölümü Ivan’ın gözlerinden izleriz. Yani dışardaki birinden… Yönetmen bizi onların kamp yapmak için gittikleri yere götütürür. Burada her şey normale benzemektedir. Çocuklar mutlu gözükmektedir. Gece olunca Ivan ve Andrey ‘in konuşmalarını dinleriz. Ivan babasından oldukça korkmaktadır. Bunda da çok haklıdır. Babalarının onları öldürebileceğini düşünmektedir. Ne de olsa kimsenin olmadığı bir yerlerdedir. Andrey ise bu duruma sadece güler. “O bizim babamız” der. “Bizi incitmez” Aslında bu durum “Tanrı”yla ilişkimize ne kadar benzer. Tanrı’yı seversen, senden istediklerini yaparsın ve karşına bir sorun çıkmaz, Tanrı bizi incitmez…

9agi9

Ertesi sabah  oradan ayrılmak zorunda olduklarını öğrenirler. Ivan bu duruma çok sinirlenir. Babası onun dırdırına dayanamaz ve onu yol kenarında bırakır. Ivan belki de  daha önce olduğu gibi otoriteye boyun eğmediği için oyunun dışında kalır.  Tüm gün yağmurun altında bekler.  Sonunda baba gelir ve Ivan arabaya geri döner ama babasına yönelik duyguları artmış gibidir.  Arabayla yolculuklarına devam ederler. Artık şehirlerden, kasabalardan iyice uzaklaştıklarını, bir adaya gitmek zorunda olduklarını öğreniriz. Sahildeki bir tekneyle yollarına devam ederler ama motor bir noktadan sonra bozulur. Çocuklar kürek çekmek zorunda kalır. Baba ise onlara komut verir. Onları eğitmesi gerekmektedir. Sonuçta sağ salim adaya ulaşırlar. Onları bir ateşin etrafında otururlarken görürüz. Sabah olunca baba onlara adayı göstermek ister. Ivan  her zaman olduğu gibi bu duruma itiraz eder ama sesini çıkaramaz.  Adada filmin ilk sahnesinde gördüğümüze benzer bir kule fark ederiz. Baba kuleye çıkmak istemektedir. Ivan aşağıdan onları izlemekle yetinir. Bu kuleye çıkışı, bir bakıma erkekliğe ulaşım olarak görüyorum. Sonuçta Tanrı (baba) da bir erkektir.  Sümerler Tanrı’ya (babaya) ulaşmak için, sözü edilen o efsanevi Babil’i inşa etmemişler miydi?.  Erkekliğe ulaşmak  bir yolculuk gerektirir. Hemen ulaşabileceğimiz bir şey değildir. Aborjinler de yanlış hatırlamıyorsam, belli bir yaşa gelmiş çocukları erkekliğe adım atabilmeleri için doğada tek başlarına bırakıyorlardı. Dünyada bunun gibi yüzlerce erkeklik ritüeli vardır. Bu düşünceyi günümüz Türkiye’sinde bile izleyebiliriz.  Bizde askere gitmeyen  erkeklere adam denmez gibi bir algı vardır. Sonuçta askerlik de bir yolculuk değil midir?  Tamamen maskülenlikle dolu bir dünya…

1007

The Return (2003) 2

Baba ve çocular sahile döndüklerinde, baba bir işi olduğunu söyleyerek oradan ayrılır. Babayı bir evde kazı yaparken izleriz. Buradan bu adaya bir amaç doğrultusunda geldiğini anlarız. Evde yeri kazmaktadır. Bir kasa bulur. Evin penceresinden çocukların eve doğru yaklaşmakta olduklarını görürüz. Çocuklar eve girdiklerinde baba oradan ayrılır. Babanın kazdığı yeri görürler. Oradan ihtiyaçları olan şeyi alıp ayrılırlar. Sahile vardıklarında balık tutmak isterler. Babaları bu duruma ilk başta itiraz eder ama daha sonra onlara izin verir. Ama onlara bir  saat sınırı koyar. Her ne kadar bazen istediğimizi yapabilecek olsak da otoritenin koyduğu sınırlara uymak zorundayızdır. Çocuklar babanın koyduğu saatin çok ilerisinde bir saatte geri dönerler. Baba bu duruma çok sinirlenir ve Andrey’e vurmaya başlar. Ivan bu duruma engel olmak ister. Babasından çaldığı bıçağı ona doğrultur ama yapamaz ve ormana doğru kaçar. Baba onu arkasından izlemeye başlar. Ivan hep korktuğu şeyi yapar ve kuleye tırmanır. Baba da onun arkasından gelir. Ivan kulenin en tepesine çıkmayı başarır. Baba Ivan’a tam uzanacağı sırada düşer ve ölür. Bu sahnelerde, özellikle Andrey’deki değişim dikkatimizi çeker. Bir erkek gibi hareket eder. Tek bir damla göz yaşı dökmez. Adaya geldikleri gibi tek başlarına, birer erkek olarak ana karaya geri dönerler.  Ama kendi dikkatsizlikleri sonucunda tekne batar ve tabii baba da. Filmin başında gördüğümüz teknenin bu olduğunu anlarız. Son sözü “oğlum” olan Baba’nın ölümünden sonra, Andrey’in ses tonundaki ve hareketlerindeki değişimler, baba karakterinin amacına ulaştığını da kanıtlar niteliktedir. Onun kendi babası olduğundan bile şüphelenen Ivan’ın, dalgaların alıp götürdüğü cesede doğru koşarak “Baba!” diye haykırışı ise filmin en duygusal sahnesidir belki de. Çocuklar arabada kendi fotoğraflarını görür ve filmin başından beri oluşan soru işaretler silinir.

return2003-brothers

Filmle ilgili önemli bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum. Filmin ilk gösteriminin olduğu gün, Andrey karakterini canlandıran Vladimir Garin, “o” gölde boğularak can vermiştir. Dönüş, erkeklik ve baba figürü üzerine çok güzel bir film. Katı kuralları olan babanın karşısında onun hareketlerini sorgulayan Ivan’la, ihtiyacı olan babasını bulduğunu düşünen Andrey, uzun yıllar sonra gerçekleşen bir geri dönüşte, istemeden bir felakete yol açarak kendi dönüşümlerini oluşturuyorlar. Baba bu filmde, daha önce mitolojide de olduğu gibi sadece çocuklarının ona ihtiyaç duyduğu zamanda ortaya çıkıyor. Belki de onlara böyle yardım ettiğini düşünüyor. Onları birer erkek haline getirerek.

Mehmet Berkay Sülek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s