“Steven Isserlis” Rotterdam Filarmoni Orkestrası Konseri – de Doelen

Önümüzdeki 5 ay boyunca Hollanda’da olacağım için yazılarımı, burada katıldığım etkinlikler üzerinde yoğunlaştıracağım. Hollanda’ya ayak basalı dört gün oldu. Gelmeden önce Rotterdam Filarmoni Orkestrası’nı ne zaman dinleyebileceğimi düşünüyordum ama tahmin ettiğimden çok daha erken bir zamanda konsere gidebildim, hem de Steven Isserlis’in yer aldığı bir konsere. Kaldığım otel de “de Doelen”e çok yakın olunca, gitmemem çok büyük hata olurdu. Hollanda’ya beraber geldiğim arkadaşımla bu güzel konseri kaçırmadık.

Konserin ilk bölümünde “Dvorak 5. Senfoni”, ikinci bölümde ise çello repertuvarının en çok sevilen eserlerinden biri olan “Dvorak Çello Konçertosu” seslendirildi.

Bu orkestrayı dinleyince, orkestralar arasındaki farkları daha rahat anlayabildim diyebilirim. Konserde orkestrayı henüz 28 yaşında olan Robin Ticciati yönetti. Son dönemde orkestraların böyle genç isimlere yer vermeye başladığını görüyoruz. Tabii bizim ülkemiz hariç, bizde herhalde sadece mezuniyet konserlerinde şans bulabiliyorlardır. Ticciati’yi görünce Dudamel’e ne kadar benzediğini fark ettim. Ama Dudamel’in aksine daha dengeli ve kontrollü bir hali var.

İlk olarak seslendirilen “5. Senfoni”nin 3. ve 4. bölümlerinde nefesli çalgılara bayıldım, özellikle 1. klarinet enfesti. Eğer transfer yapabiliyorsak, bu adamı Türkiye’ye getirmeliyiz. Bu işin şakası tabii. Müthiş bir performansdı. Her bir notanın havada süzüldüğünü hissettim, eserin geri kalanı için müthiş bir renk yarattı.

Konserin ikinci bölümü herkesin beklediği andı. Isserlis bütün karizmasıyla sahneye adımın attı. İlk andan itibaren neden bu kadar çok takdir edildiğini anlayabiliyorsunuz. Sadece kendisi çalarken değil, orkestrayı dinlerken de ne kadar keyif aldığı belliydi. Hal böyle olunca, seyircilerin eserin ruhuna girmesi de daha kolay oluyor. Bu eserde de nefesli çalgılar tam formundaydı. Özellikle trompet ve klarinete bayıldım. Bu eser için ikisi de önemliydi bence. Dvorak’ın orkestral yapıtlarında nefesli çalgılar çok önemli bir rol oynuyor.

Konser salonu De Doelen’i de çok sevdim diyebilirim. Dışarıdan bakınca çok gösterişli gözükmese de bence özel bir salon. Bir başka güzel ayrıntı da 26 yaş altı için, nereden izlenirse izlensin biletlerin 9 euro olmasıydı. Ülkemizde de aynı politikanın güdülmesini ümit ediyorum. Devlet Senfoni çok ucuz biletler sunmasına rağmen, aynı şeyi tiyatrolarda göremiyoruz. Aynı şekilde Borusan Filarmoni’nin biletleri de çok pahalı.

Ben hem Rotterdam şehrini, hem de onun orkestrasını çok sevdim. Sezon boyunca gittiğim konserler hakkındaki izlenimlerimi aktarmaya devam edeceğim.

Mehmet Berkay Sülek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s