Sanatta Ruhsallık Üzerine

Holly, I’d like to cut you in, old man. There’s nobody left in Vienna I can really trust, and we’ve always done everything together. When you make up your mind, send me a message – I’ll meet you any place, any time, and when we do meet old man, it’s you I want to see, not the police. Remember that, won’t ya? Don’t be so gloomy. After all it’s not that awful. You know what the fellow said – in Italy, for thirty years under the Borgias, they had warfare, terror, murder and bloodshed, but they produced Michelangelo, Leonardo da Vinci and the Renaissance. InSwitzerland, they had brotherly love, they had five hundred years of democracy and peace – and what did that produce? The cuckoo clock. So long Holly.

Third Man-1949

en.wikiqiote.org

Kandinsky’nin bu küçük ama etkili kitabını zaman zaman duymuştum.Kitap 6:45 yayın evi tarafından basılmış ve bence çok da iyi yapmışlar. Mistisizme giderek artan bir ilgim var. Bu kitap da benim için okunması gereken kitaplardan biriydi.

İzlediğim bir belgeselde Abstract sanatın ortaya çıkmasında mistik düşüncenin çok önemli olduğundan bahsediliyordu. Özellikle bir kadın sanatçı ilgimi çekti. Hilma Klint, bugün ilk soyut ressamlardan birisi olarak kabul ediliyor. Bu gizemli sanatçının çalışmaları 1985 yılında keşfedilmiş. Hilma çok ilginç ve etkileyici bir kadın. İleride onun üzerine okumalar yapmak isterim. Stockholm’de varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiş. Çevresinde sanatla ilgilenen birisi yokmuş. Böyle bir ortamda bu işleri ortaya çıkarması gerçekten şaşırtıcı. Hilma Klint’in en ilginç özelliği, ellerini ruhların yönlendirdiğini düşünmesi. Kendisine ‘Five Woman’ adını veren bir grupla 20 yıl boyunca düzenli olarak buluşmuş. Hilma master adını verdiği 12 ruhla iletişime geçtiğini düşünmüş. Bu ruhlar onun eserlerini sergilemesini istememiş ve bu yüzden eserleri uzun süre gün yüzüne çıkmamış. Onunla aynı dönemde yaşayan Ernst Josephson isimli ressam da 188 tane ruhla iletişime geçtiğini, hangisinin cennete hangisinin cehenneme gideceğini belirlediğini düşünüyormuş. Ersnt, gördüğü bazı kişilerin resimleri yapmış. Bence daha da ilginci Ernst Josephson’un torununun Ingmar Bergman’ın  vazgeçilmez oyuncularından biri olan Erland Josephson olması. Ingmar Bergman’ı da biraz mistik bir kişi olarak tanımlayabiliriz. Bu bağlantı bana oldukça ilginç geldi. Ingmar Bergman, hayatı boyunca şeytanların ya da kötü ruhların onu rahatsız ettiğini düşünmüş. Bergman’ın bu takıntısının, büyük ihtimalle küçük yaşlardan beri okumaya başladığı August Strindberg’den kaynaklandığı düşünülüyor.  İsveç’te aynı durumda olan bunca sanatçının olması ve bu durumun onların eserlerini etkilemesi tesadüf olmasa gerek. Bunun en büyük nedeni, İsveç gibi büyük bir alana yayılan bir ülkede çok az insanın yaşamasının neden olduğu izolasyon ve yalnızlık.

Şimdi tekrar Kandinsky’nin kitabına geri dönüş yapabiliriz.Kandisky’nin form ve armoni hakkındaki görüşleri özellikle dikkatimi çekti. Form hakkındaki görüşleri, sinemanın aslında ne kadar güçlü bir sanat dalı olduğunu ispatlar nitelikte.

Geleceğin sanatının sayısız, zengin ve çeşitli birleşimlerinin esası şu: Rengin gerçek ifadesine, farklı sanat formlarının birlikte kullanılmasıyla ulaşılabilir. Her sanat kendi rolünü oynar ve tek bir sanatın yakalayamayacağı zenginlik ve güçte bir bütün meydana gelir. Farklı sanatların bileşimi  ya da uyumsuzluğuyla elde edilecek büyük derinlik ve güç olanakları, kolayca fark edilebilir.

Sinemanın sanatın diğer formlarını bir araya getirebilecek güçte bir sanat dalı olduğunu biliyoruz. Sinema, kendisinden çok daha eski olan sanat formlarının bir karışımıdır. Filmlerin de bir ritmi, kendi içinde bir müziği vardır. Aynı şekilde resim de sinemayı derinden etkilemiştir.   Bütün formları bir araya getirebilecek bir başka sanat formu da hiç kuşkusuz müziktir. Amsterdam’da yaşayan bestecimiz Selim Doğru’nun ‘Metamorfoz’ adlı eseri de Kandinsky’nin idealiyle fazlasıyla uyuşuyor. Eser, Franz Kafka’nın ‘Metamorfoz’ adlı öyküsü ve  Annie M.G. Schmidt’in ‘Spin Sebastian’ adlı şiiri üzerine bestelenmiş. Eserde, müzisyenler de mizansenin bir parçası haline geliyorlar. Selim Doğru birçok formu bir araya getirerek, altıdan kalkılması zor bir işi başarıyor.

Kandinsky’nin armoni hakkındaki görüşlerini de bence sinemaya uyarlayabiliriz.

Örneğin fiziksel bir ilişkileri bulunmayan, yalnızca ruhsal karşıtlıkları nedeniyle çok güçlü bir etki ortaya çıkaran maviyle kırmızının birlikte kullanılması, modern armonide en sık rastlanan tercih. Yeni sanatın armonisi, çok daha ince ve gözden çok ruha hitap eden bir yapı gerektirir. Bu gizli yapı, görünüşte tesadüfi bir form seçimiyle meydana gelebilir. İçsel armoni, dışsal birlikten yoksun oluşta yatar. Formların böyle gelişigüzel  düzenlenmesi sanatsal armoninin geleceği olabilir. Aralarındaki temel ilişki, nihayet matematiksel olarak gösterilebilecek; ama düzenli değil, düzensiz ifadelerle ortaya konulacak.

Kandinsky burada sanki Schönberg’in 12’li nota sistemini anlatıyor.  Modern müzik, Kandinsky’nin bu düşüncelerini uygulayabilen en önemli sanat dalı herhalde. Sinema da Kandinsky’nin tarif ettiği armoniyi kullanan sanat dallarından biri olsa gerek. Aklımıza hemen Tarantino’nun ‘Rezervuar Köpekleri’ filmindeki sahne geliyor.

Bir başka örnek ise Haneke’nin oldukça rahatsızlık verici filmi ‘Ölümcül Oyunlar’ın açılış sahnesi olabilir. Bu sahnede orta sınıf bir aile, yazlık evlerine doğru yol alıyorlar ve hiç beklemediğimiz bir anda metal bir müzik çalmaya başlıyor.

Kandinsky bir anlamda kuramsal sanatın temellerini de atıyor bence. Marcel Duchamp herhalde bu sınırları en çok zorlayan sanatçıların başında geliyor. Duchamp’ın  ‘In Advance of the Broken Arm’  adlı  eserini örnek gösterebiliriz. Duchamp, bence bu eserinde tam da Kandinsky’nin demek istediği şeyi gerçekleştiriyor. Duchamp’ın kullandığı küreğin hiçbir özelliği yok, hatta yanlış hatırlamıyorsam bu küreği satın alıyor. Bu küreğin müze ile hiçbir bağlantısı yok. Yani dışsal bir bağlantı yok, müzede sergilenmesi için de bir neden yok ama Duchamp bu eserini gözlerimizin önüne seriyor. Duchamp için ilk kavramsal sanatçı diyebiliriz belki. Kandinky’nin kitabını okuduktan sonra, onun rolünü de es geçmemek gerektiğini düşünüyorum.

İzleyici resmin içsel değerinin işlemesine izin vermek yerine, telaşla ‘doğaya yakınlık’ ,’mizaç’, ‘işleme tarzı’, ‘tonalite’, ‘perspektif’ vs. aramaya koyuluyor. İçsel anlama ulaşmak üzere, dışsal ifadeyi didiklemiyor. İlginç ve önemli olmalarına rağmen, o an esas meselenin bunlar olmadığının ve bizi asıl ilgilendirenin anlam ve düşünceler olduğunun farkındayızdır. Bir sanat eseriyle karşı karşıya geldiğimizde de aynı duygu içinde olmalıyız. Bu tavır yaygınlaştıkça, sanatçı da tamamıyla sanatsal bir dil konuşabilecek.

 

Ruhsallık sanatı besleyen ana damardır. Abstract sanatın ve ardından gelen akımların doğmasını sağlamıştır. August Strindberg, sanatın bir ‘biblio pauperum’ yani okuma bilmeyenler için bir ‘resimli İncil’ olduğunu iddia ediyor. Strindberg’e katılmamak elde değil. Sanatın doğuş noktasının korku olduğunu kolaylıkla görebiliriz. Çoğu filmde cinayetlere yer verildiğini görüyoruz, insanlar bu filmleri izlemeyi seviyorlar, çünkü kendi varlıklarının farkına varıyorlar. Antik Yunan’da tiyatronun ortaya çıkması da dini ritüellere dayanır. Müziğin gelişmesinde de bu ruhsallık çok büyük bir önem taşır. Müzik kilise için önemli bir araç haline gelmiştir. Bugün kullandığımız notalar ‘Ut queant Laxis’ adlı ilahiden gelmiştir. Müzik notasyonu, Guido D’Arezzo  ve Philippe de Vitry gibi din adamlarının katkılarıyla bugünkü halini almıştır. Sanatın yavaş yavaş üretiminin azalmasının nedenlerinden biri de insanların korkularının ve zayıflıklarının, yani sanatın ana besin kaynağının azalması olabilir.

Ut queant laxis

resonare fibris,

Mira gestorum

famuli tuorum,

Solve polluti

labii reatum,

Sancte Iohannes.

wikipedia.com

Mehmet Berkay Sülek

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s