Hatta Rrose Selavy Durga’ya Giderse

Installation view Hilma af Klint, Moderna Museet 2013

Odaya ışık girmemesine özellikle dikkat ediyordu. Hayatında katlanamadığı bir şey varsa o da güneş ışığıydı. Aslında ışık onun cildine ciddi bir zarar vermiyordu. Hatta onu gören birisi sıradan bir işçi bile sanabilirdi. Esmer ten rengiyle, bütün süt beyazı akrabalarından ayrılıyordu. 16 yaşına geldiğinde, herkesin yapacağı gibi aile fotoğraflarını karıştırmaya başladı. Sonuç olarak ne yazık ki kendisinin evlatlık olduğuna dair bir belge bulamadı. Her ne kadar öykümden bir dramatik etken kaybolsa da bu kadının hikayesini anlatmaktan kendimi alıkoyamacağım. Selavy’nin hikayesi sadece kadınlar için değil, tüm insanlık için bir ders değerinde. Onun hikayesini ne kadar çok kişiye aktarabilirsem, o kadar mutlu olacağım.

Selavy ailesinin yaşadığı kasaba, küçük ama çoğu kişinin emekliliğini geçirmeyi ümit ettiği sevimlilikle bir yerdi. Temiz kumsalı, balkonlarından begonviller sarkan evleriyle bir cennet parçasıydı. Selavy ailesi, bu güzel kasabanın en ünlü ailesiydi kuşkusuz. Hukukçu ve hekimlerden oluşuyordu ama görünüşe göre Rrose ve kardeşlerine kadar ailede bir hobi olarak kalan resim, artık kendini tozlu kitapların arkasına saklamaya gerek duymuyordu. Rrose’un üç abisi de resme büyük ilgi duyuyordu. Kasabanın doktoru olan baba Selavy ilk başta buna karşı çıksa da, üç genç erkeğin karşısında duramadı. Rrose işte bu boş vermişlik ortamında kendi sevdiği şeye yapmaya imkan buldu. Bu yıllarda en büyük destekçisi büyük abisiydi. Hatta abisi, Rrose’un yeteneği karşısında hayranlığını saklayamıyordu. Büyük abisi bir gün onun odasına girdiğinde gördüklerine inanamadı. Rrose her ne kadar abisiyle çalışsa da bazı işlerini gizli tutuyordu. İşte o anda, kendi çapında ünlü bir ressam olan abi, artık kendisinin yapabileceği bir şeyin kalmadığına karar verdi ve bir daha eline fırça almadı. Rrose’u herhalde gençlik yıllarında en çok etkileyen olaylardan birisi de buydu. O yaşta bir gencin yaşadığı özgüven duygusunu, sonraki eserlerinde de görebiliriz. Rrose, aslında tarihte kendine oldukça geniş yer bulan büyülü wunderkindlerden biriydi.

18 yaşına geldiğinde başkentte bulunan Güzel Sanatlar Akademisi’ne başvurdu. Normalde iki yıl hazırlık süreci gerektiren bu sınavı, hiçbir özel çalışmada bulunmadan geçmeyi başardı. Akademiye büyük ümitlerle girse de kısa sürede sıkılmaya başladı. İki sene orada okuduktan sonra büyüdüğü kasabaya geri döndü. Bu Rrose’ın içine kapanmaya başladığı bir dönem olmuştu. Evde geçirdiği günlerde çok geçmeden Hildegard von Bingen’e ve teolojiye ilgi duymaya başladı. Hatta hayranlığı o kadar ileriye gitti ki, Leverkühn adında bir besteciden bile ders almaya başlamıştı. Yıllar sonra Leverkühn’ün trajik bir biçimde öldüğünü öğrendi. Leverkühn o yıllarda onun tam anlamıyla akıl hocası olmuştu. Bu arada en büyük abisi kendisini tamamen çok sevdiği resim sanatından çekmişti. Tarihte sadece Rrose Selavy’ın abisi olarak yer alma fikri, onu hem gururlandırıyor hem de yaralıyordu. Abisi tamamıyla onu kanatlarının altına almıştı. Onu tam anlamıyla evin bahçesine gömmüştü ve ona kimsenin ulaşmasına izin vermiyordu. Yine de bu hapsediliş Rrose’un daha sonraki şöhretinin oluşmasına büyük ölçüde yardımcı oldu. Normal bir evde büyüse, normal bir Selavy olarak kalabilirdi ve bugün olduğu gibi geç keşfedilmiş bir başyapıt olarak tarihte kendisine yer bulamayabilirdi. Abisinin bu acımasız metodu karşısında boyun eğmekten başka bir çaresi yoktu. Bu yıllarda hiç olmadığı kadar kitap okudu. Şehirdeki hiçbir konseri kaçırmıyordu. Her genç sanatçı gibi o da kendisini dünyayı derinden etkileyebilecek bir eser üretmeye adamıştı. Bunun yanında yaptığı tabloları abisine göstermeyi bile reddediyordu. İşte tam burası hayatı hakkında bilgilerin bulanıklaşmaya başladığı yerdi. Kasaba kayıtları bir kız okuluna gittiğini gösterse de kesin bir bilgiye ulaşmak imkansız, çünkü yakın kasabadaki bazı okullarda da aynı adla kayıtlar bulunuyor.  Yine de günlüklerinden, bu dönemde Rudolf Steiner ve Madame Blavatsky gibi dönemin en önemli mistiklerinden haberdar oluğunu biliyoruz. Rudolf Steiner, hayatının son yıllarında tanımış olduğu esmer genç bir ressamdan bahsediyor. Steiner, bu genç ressamın tablolarını beğenmese de bu ressamın Selavy olduğunu düşünebiliriz.

Rhrose’un hayatının en ilginç bölümü ise 1892 yılında başlıyor. Bu dönemde günlüklerinde 5 kadınla düzenli olarak buluşmalar ve ritüeller düzenlediğini anlıyoruz. Bu ritüeller, Selovy’nın sıradan bir kadın olmadığını düşündürüyor. Selovy, günlüklerinde bu ritüellere katılan ve önderlik eden dokuz yüksek ruhtan bahsediyor. Bu hiç kuşkusuz Yunan mitolojisinde yer alan dokuz müze işaret ediyor.  Selavy, resimlerini bu yüksek ruhların yönlendirmeleriyle yarattığını not düşüyor düzenli olarak tuttuğu günlüğüne. Selavy ve müritleri yeni yüzyılın başında Durga kasabasına taşınıyorlar. Burada bir kız yetimhanesi kuruyorlar. Bu yetimhanenin en büyük işlevlerinden biri de vermiş olduğu plastik sanatlar eğitimi oluyor. Rrose ise resim yapmaya devam ediyor. Yetimhanede bu beş kadınla gerçekleştirdiği seanslara devam ediyor. Günlüklerinde Mutt adını verdiği bir ruhtan özellikle bahsettiğini görüyoruz. Mutt’ın eserlerin gösterimine kesinlikle karşı çıktığını görüyoruz. Zaten Rhrose’un eserlerini gösterme konusunda bir isteği olduğunu da söyleyemeyiz.

Bense Rrose’ın eserlerini tesadüf eseri keşfettim ve onun değerini hemen anladım. O günden beri onun hakkında bulabildiğim kadar belgeyi topladım. Yakında onun hakkında bir belgesel yapmayı da planlıyorum. Bu hikayeyi, yapmayı planladığım belgeselin bir önsözü olarak da görebilirsiniz. Onun gerçekten 19.yy’dan kalma bir başyapıt mı, yoksa benim tarafımdan dün bahçeye gömülen bir heykel mi olduğunu ise zaman gösterecek.

Mehmet Berkay Sülek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s