Sarkis-Two Water Tanks

Sarkis, henüz kendisini ve sanatını yeni tanımaya başlasam da Türkiye’nin çağdaş sanat sahnesinde önemli bir yere sahip. Sanatçı son olarak 56. Venedik Bienali’nde Türkiye’yi temsil etmişti. Sarkis hakkında araştırma yaparken, dikkatimi çeken bir nokta, onun Harold Szeeman’ın efsanevi “When Attitudes Become Form” adlı sergisinde yer alması oldu. Harold Szeeman, bugün bildiğimiz küratöryel pratiğin öncüsü olarak görülüyor. Bir Türk sanatçının böyle bir isimle çalışmış olması da bizim için ayrı bir önem taşıyor.

Bugün izleyiciyle en çok etkileşime geçen eserler bize “Nasıl?” sorusunu sorduran değil, “Neden?” sorusunu sorduran eserlerdir. Adını andığımız birçok büyük eser, işte bu soruyu birincil olarak sorgulatan işlerdir. Sarkis de bugün “Tuzlu Su” adlı 14. İstanbul Bienali’nde yer aldığı işi ile  bize neden sorusunu sordurmayı başarıyor. “Nasıl?” sorusu ise belki de modern döneme ait ve artık önemini yitirmiş bir soru. Nasıl sorusuna işaret eden işler hiç kuşkusuz, kendi materyallerini ön planda tutan eserlerdir. Yani görsel algılamaya dayanan, zanaat yönü ağır basan yaratılardır. Bugün ise önemli olan obje ya da sanatçı değil, sanatçının bize sunduğu eserdeki düşüncedir. Başka bir deyişle, sanat objede değil, o sanatın üretim sürecinin de dahil olduğu düşüncededir. “Nasıl?” ve “Ne?”sorularına cevap veren yapıtları daha iyi anlamak için Damien Hirst’in “Love Lost” ve David Altmejd’in “The Flux and the Puddle” işlerine bakmamız yerinde olacaktır. Hirst, bugün en çok bilinen ve tam olarak rock star statüsünde olan bir sanatçıdır. Hirst, 90’ların başında kendilerini göstermeye başlamış YBA (Young British Artists) grubunun önde gelen isimlerindendir. Sanatçı “Love Lost”ta olduğu gibi bir küpün içinde sergilediği hayvanlar ile tanınmıştır. Onun köpekbalığı sadece güncel sanatla ilgilenen insanlarda değil, hemen herkeste farkında olmasalar da yer etmiştir.  David Altmejd ise 2000’lerin başında işler üretmeye başlamış, 2004 yılında Venedik Bienali’nde yer almış ve uluslararası bir sanatçı haline gelmiştir.  Altmejd, grotesk kurt adam figürleri ve bazen bir odayı kaplayan, cam ve pleksiglass kullanarak ürettiği büyük boyutlu enstalasyonlarıyla bilinmektedir.

Hirst’in Love Lost’unu gören bir kişinin aklına gelen ilk soru, “Nasıl?”olacaktır. Büyük bir cam küpün içinde balıklar, bilgisayarlar ve bir jinekolog sandalyesi görürüz. Hirst bunları büyük bir coşkuyla önümüze atar ve izleyiciden katılımını bekler ama izleyici, eserle karşılaştığı anda sadece materyale odaklanabilecektir. Başka bir deyişle Hirst, eski büyük ressamların yaptığı gibi kullandığı formu ve zanaatını ön plana çıkartmıştır. Burada Rönesans Dönemi sanatçılarını aklımıza getirebiliriz. O dönem önemli olan, kuşkusuz sanatçının eseri üretim sürecindeki düşüncesi değil tabloda görülen acı çeken İsa figürüdür. Hirst’in eseri de böyle bir anlayış izleyerek sadece görsel bağlamda yer alabilmektedir.

David Altmejd’in “The Flux and the Puddle” adlı işi ise tam anlamıyla çağdaş bir iştir. Aslında Hirst’in ve Altmejd’in işlerini gören bir izleyici, Altmejd ve Hirst’in “Neden?” ve “Nasıl?” bağlamında yer değiştirmesini bekleyebilir. Altmejd’in eseri ilk bakışta çok karmaşık ve kullanılan formların içinde boğulmuş gibi gözükebilir ama bunun tam tersi geçerlidir. David Altmejd’in işini, Aby Warburg’un bitiremeden öldüğü “Mnemosyne: Bilderatlas”ı gibi görebiliriz. Warburg burada, kendi teorileri ve geliştirdiği kolektif bellek düşüncesi doğrultusunda Antik Dünya’da oluşturulmuş kalıpları Rönesans sanatında bulmaya çalışıyordu. İmgelerin salt görsel birer obje olmadığını, aynı zamanda kolektif belleğin ürünü olduğunu düşünüyordu.  Warburg, kendi önemli bulduğu objeleri, siyah bir perdenin üzerine asmıştı. Warburg ile ilgili tartışılan en önemli konulardan birisi de onun bu paneller sayesinde sinematik bir etki olarak hareketi sağlamasıydı. David Altmejd’in “The Flux and the Puddle”ı da pleksiglassı kullanışı ve objelerin dağıtımı ile bizi sürekli olarak bir harekete sürüklüyor. Bunu Rembrandt’ın eserlerinde olduğu gibi, bir hareketi göstererek değil ama bu labirentimsi yapı ve vücut parçalarını yerleştirerek yapıyor. Yani Hirst’te olduğu gibi direk bir hareketi değil, içsel bir hareketi gözler önüne seriyor. Yani malzemenin ötesine geçerek, bize malzemenin arkasındaki düşünceyi sorgulamaya itiyor.

Sarkis ise “Two Water Tanks” adlı eserinde, 1968 Öğrenci Hareketi sırasında çektiği banyo edilmemiş iki fotoğrafı sergiliyor. Hristiyan mitolojisinde İsa çoğunlukla balık olarak tasvir edilir. Tanrı balıkçı, insanlar ise balıklardır. Tanrı zamanı gelince, aynı denizdeki balıklar gibi insanları kendi denizlerinden, kendi ortamlarından daha ulvi bir dünyaya çeker. Bugün ise, 1968 olayları ve bizim yakın geçmişte yaşadığımız Gezi olayı çözümlenmeyi bekleyen ve belki de insanların içinde her an ortaya çıkmayı bekleyen, unutulmuş ve uykuya yatmış olaylardır. Sarkis bu fotoğrafları, henüz oltasıyla ortaya çıkarmamıştır. Onlar birisinin ya da belli kişilerin bilinç dışında yatmaktadırlar. Bu eserinde işte bu üzeri örtülen ve unutturulmuş anları, olayları bize hatırlatmaya çalışmakta, bize yakın geçmişimizi sorgulamaya itmektedir. Bu eserinde sergilediği iki negatif fotoğraf gibi, birçok belge kumun altına gömülmüş, saklanmıştır. Sarkis işte bizim unuttuğumuz ya da kendi suyumuzla çok meşgul olmamızdan dolayı unuttuğumuz bu olayları gün yüzüne çıkarmaya davet etmektedir. Bienalde bir görevli, bu eserin başında durmakta, istenilirse fotoğrafları izleyicinin görmesi için sudan çıkarmaktadır. Eğer Sarkis’in bu eserine uzaktan bakarsanız, onlar sizin için karanlık iki kağıt parçasıdır ama yakından bakarsanız, ayrıntıları görebileceğiniz başka bir dönemin ruhlarıdır. Belki bizim de artık unutulan şeyleri, ne kadar acı ya da kaygı verici olsa da gün yüzüne çıkarmamızın zamanı gelmiştir.

Mehmet Berkay Sülek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s