RAMS-İnceleme

İzlanda’nın son yıllarda sadece sporda değil, her alanda adını duyurmaya başladığı bir gerçek. Björk’ün dışında Sigur Ros gibi, dünya çapında kendisine hatırı sayılır bir kitle edinmiş  müzisyen ve müzik gruplarına sahip. Bunu da klişe bir tabirle, yarım milyondan az bir nüfusla başarmış durumdalar. Sigur Ros grubunun “Heima” adlı belgeselde söyledikleri gibi, bu başarılarını da ülkelerine ve kültürlerine borçlular. Grimur Hakonarson’un Cannes Film Festivali’nde büyük takdir toplayan “Rams”, Türkiye’deki vizyon adıyla “İnatçılar” adlı filmi de İzlandalı damarlarından fazlasıyla beslenen bir film.

Filmin ilk sahnesinden itibaren bize anlatmak istediği, bu coğrafyadaki insanların yalnızlığı. Filmin ana karakterleri ise belki de bu yalnızlıktan en çok payını alan ve 40 yıldır birbirleriyle hiç konuşmamış iki kardeş. Kar ve koca dağlarla kaplı bir arazide, birbirlerinin en yakın komşuları olarak hayat sürerler. Hayatlarındaki en önemli şeyinse sahip oldukları koyunlar olduğunu anlarız. Öyle ki film boyunca gördüğümüz tek sosyal aktivite, çevredeki koyun yetiştiricilerinin bir araya gelmesi ve daha filmin başında bu ıssız insan grubu için çok önemli olduğunu anladığımız koyun yarışmasıdır. Yönetmen, iki kardeşten Gummi tarafından hikâyeye baktığını belli eder. Öyle ki diğer kardeş Kiddi hakkında çok fazla bir şey öğrenemeyiz. Gummi, evinde bilgisayar bulunduran, gerektiğinde kendi keyfine bakmayı bilen biri olarak çizilirken; Kiddi devamlı olarak sorun çıkartan, aksi ve küfürbaz biri olarak karşımıza çıkar.

Sürülerindeki hayvanları etkileyen bir hastalığın ortaya çıkmasıyla zor durumda kalırlar. Bölgedeki bütün koyunların itlafına yol açacak olan bu hastalık, ilk olarak Kiddi’nin yarışmada birincilik elde eden koyununda tespit edilir. Hastalığı, bölgedeki veterinerden bile önce tespit eden Gummi, kardeşinin hışmına uğrar. Kiddi, yüce devlet mekanizmasına tüm gücüyle karşı koyarken, Gummi’nin kabulleniş içinde olduğunu zannederiz. Hatta kendi koyunlarını devletin görevlendirmiş olduğu veterinerlerden önce öldürür. 147 koyununun tamamını öldürdüğünü söyler. Kitab-ı Mukaddes’te bulunan Mezmurlar 147. bölüm ise Gummi’nin içinde bulunduğu durumu daha iyi anlatır niteliktedir.

1RAB’be övgüler sunun!
Ne güzel, ne hoş Tanrımızı ilahilerle övmek!
O’na övgü yaraşır.
2RAB yeniden kuruyor Yeruşalim’i,
Bir araya topluyor İsrail’in sürgünlerini.
3O kırık kalplileri iyileştirir,
Yaralarını sarar.
4 Yıldızların sayısını belirler,
Her birini adıyla çağırır.
5Rabbimiz büyük ve çok güçlüdür,
Sınırsızdır anlayışı.
6RAB mazlumlara yardım eder,
Kötüleri yere çalar.
7RAB’be şükran ezgileri okuyun,
Tanrımızı lirle, ilahilerle övün.
8O’dur gökleri bulutlarla kaplayan,
Yeryüzüne yağmur sağlayan,
Dağlarda ot bitiren.
9O yiyecek sağlar hayvanlara,
Bağrışan kuzgun yavrularına.
10Ne atın gücünden zevk alır,
Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.
11RAB kendisinden korkanlardan,
Sevgisine umut bağlayanlardan hoşlanır.
12RAB’bi yücelt, ey Yeruşalim!
Tanrına övgüler sun, ey Siyon!
13Çünkü senin kapılarının kol demirlerine güç katar,
İçindeki halkı kutsar.
14Sınırlarını esenlik içinde tutar,
Seni en iyi buğdayla doyurur.
15Yeryüzüne buyruğunu gönderir,
Sözü çarçabuk yayılır.
16Yapağı gibi kar yağdırır,
Kırağıyı kül gibi saçar.
17Aşağıya iri iri dolu savurur,
Kim dayanabilir soğuğuna?
18Buyruk verir, eritir buzları,
Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.
19Sözünü Yakup soyuna,
Kurallarını, ilkelerini İsrail’e bildirir.
20Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu,
Onlar O’nun ilkelerini bilmezler.
RAB’be övgüler sunun!
Kısa süre sonra Gummi’nin en çok sevdiği koyunlarını bodrumunda sakladığını görürüz. Ama bu durum hem kardeşinin taşkınlıkları, hem de bölgedeki veteriner ve görevlilerin denetimleri sebebiyle çok uzun sürmeyecektir. Bu iki kardeşi tekrar bir araya getirense, Gummi’nin koyunlarını, ya da Kiddi’nin deyişiyle Bolstadur Çiftliği’nin son koyunlarını, dolayısıyla kendi miraslarını ve tarihlerini kurtarma telaşı olacaktır. Ölümü bize göz alarak karlı, fırtınalı bir gecede  koyunların hayatlarını kurtarmak için yüksek bir noktaya çıkarlar. Yönetmen “Yedinci Mühür” ve “Phantom of Carriagge” gibi filmlere atıfta bulunarak, Gummi ve Kiddi’nin dağa tırmanışlarını gösterir. Bu andan itibaren kardeşlerin başına gelecekleri anlarız. Burada ilk defa  Gummi yardıma muhtaç hale gelir. Ona yardımcı eden de belki de ilk defa bir şefkât duygusu gösteren Kiddi’dir. Kiddi donmaktan kurtulmak için karda küçük bir yer oluşturur. İkisini de soyar ve vücut ısılarını dengelemek için Gummi’ye sarılır. İşte bu an, kardeşlerin bir şekilde anne karnına, en saf halleriyle geri dönüşleridir.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s